KANIT
Arzu
Sabah mesaj sesleriyle uyandım. Telefonu biraz uzağa
fırlatarak uyumaya devam etmeye çalıştım ama mesajlar durmak bilmiyordu.
Yavaşça gözlerimi açtım ve Melis’in çoktan gitmiş olduğunu gördüm. Bu kız sabah
erkenden nereye gidiyordu ve gecenin geç saati nereden geliyordu acaba. Gerçi
umurumda değildi yurt odası bana daha çok kalıyordu. Telefonuma uzanmak için
yataktan kalktım ve kendimi gerinmeye bıraktım. Kollarımı ve bacaklarımı
olabildiğince açtım.
Telefonu elime aldığımda fazlasıyla mesaj olduğunu gördüm.
Bu sinema için kurulan gruptan geliyordu. Bu kadar ne konuşmuşlardı ki?
Mesajlara girdiğimde birden fazla fotoğraf gördüm çoğu dün gecenin
fotoğraflarıydı. Ben gelmeden önce çekilmiş fotoğraflar. Ama son atılan
fotoğraflar birkaç dakika öncesine aitti. Selin ve Mavi’nin mutlu sevgili
pozlarıydı. Yiğit ifade olarak surat asan bir ifade göndermişti Mercan ise
fotoğraflara kalp bırakmıştı. Şimdi benimde bir cevap yazmam gerekiyordu.
Uykulu bir ifade bularak onu gruba attım. Yiğit’in grupta olduğunu umursamadan
ilk defa kendim gibi bir mesaj atmıştım. Bu beni çok mutlu etmişti içimde ne
nefret ne de hoşlantı kırıntısı vardı. Hoşlantı kırıntısı zaten olmaması
gerekiyordu aslında sonuçta kaba saba bir heriften hoşlanamazdım.
Fotoğrafları incelediğimde Selin ve Mavi’nin okulda olduğunu
gördüm. Sabahın erken saatlerinde okulda ne işleri vardı. Telefona sarıldım ve
Selin’in numarasını tuşladım. İlk çalışta samimi bir sesle telefonu açtı.
‘’Merhaba hayatım.’’
‘’Sabah sabah okulda ne işiniz var sizin?’’
‘’Bu gün çok erken kalktım ve Mavi’yi de uyandırdım. Ne
yapalım diye düşünürken okula gelmeye karar verdik.’’
‘’Erkan dediğin saat kaçta? Şu an bile saat sekiz otuz.’’
‘’Altı da uyandım.’’
‘’Niye? Aklından zorun mu var?’’
‘’Böyle konuşma sonra Mercan seni beğenmez.’’
‘’Onunla ilgilendiğimi kim söyledi ki.’’
‘’Sen onunla ilgilenmiyor olabilirsin ama o senle
ilgileniyor.’’
‘’Sen bunu nereden biliyorsun?’’
‘’Kör değilim. Sana olan bakışlarını gördüm.’’
‘’Bana olan bakışlarında ne varmış ki?’’
‘’Bu kadar saf olma Arzu. Seni beğeniyor farkında değil
misin?’’
‘’Benim onu beğendiğim söylenemez.’’
‘’Bak tatlım. Zamanla sende onu beğeneceksin bundan emin ol.
Yoksa sen Yiğit’i mi seviyorsun?’’
‘’O kaba herifin nesini seveceğim.’’
‘’Haklısın kaba biri ama yakışıklı.’’
‘’Ben kapatıyorum Selin.’’
Telefonu kapattıktan sonra düşünmeye başladım. Mercan
gerçekten benden mi hoşlanıyordu? Ama ben onu o gözle görmüyordum ki. Gerçi
Yiğit’e de âşık değildim. İlla birini sevmek zorunda da değildim. Selin
olabildiğince aklımı karıştırmıştı. Bu düşüncelerden kurtulmam gerekiyordu.
Zaten Selin ve Mavi olayını açığa çıkarmalıydım öncelikle her ne kadar Selin
bana inanmasa da.
Okula vardığımda fakültenin önündeki banklardan birinde
Selin ve Mavi’nin oturduğunu gördüm. Yüzüme kocaman bir gülümseme takındım ve
yanlarına doğru yürümeye başladım. Artık kararımı vermiştim Mavi’nin gerçek
yüzünü ortaya çıkaracaktım ama bunu nasıl yapacaktım? Öncelikle deliller
toplamam gerekiyordu. Selin’in bana inanmama olasılığı vardı. Resimler, ses
kayıtları… Bunlarla Mavi’nin Selin’i aldattığını kayıt altına almalıydım.
Mavi ve Selin’in yanına gittiğimde ikisinin hararetle
konuştuğunu gördüm.
‘’Neler oluyor burada?’’
‘’Mavi beni aldatıyor.’’
Bu sözü duymamla şaşkınlıktan ağzımın açık kalması bir oldu.
Selin benden önce anlamış olmalıydı.
‘’Hayır hayatım. Sadece bir kız bana selam verdi o kadar.’’
‘’Ben sana başka kızlarla konuşmak yok demiştim.’’
‘’Konuşmadım sadece bizim sınıftan.’’
‘’Buna inanmamı mı bekliyorsun?’’
‘’Aşkım ben seni hiç aldatır mıyım? Zaten en güzel kıza
sahibim.’’ Bunu duyduğunda Selin’in
resmen eridiğini görebiliyordum. O aldatma şüphesi tamamen ortadan kalkmış gibi
gözüküyordu ama ben Mavi’nin ne haltlar karıştırdığını biliyordum. Bu olayları
sadece benim biliyor olmam canımı sıkıyordu. Mavi’nin her önüne gelen kızla
flört etmesi Selin’i aldattığının en önemli kanıtıydı ama bunu nasıl ispat
edebilirdim ki. Bana sağlam deliller lazımdı çünkü Selin Mavi’ye sonsuz bir
güvenle bağlı gibi görünüyordu.
Ders saati yaklaştığında bize Mercan ve Yiğit’te katıldı.
Acaba onlar Mavi’nin gerçek yüzünü biliyorlar mıydı? Biliyor olsalar bile onlar
erkekti. Tabii ki de birbirlerini kollayacaklardı. Bu düşünceler midemin
bulanmasına sebep oluyordu.
‘’Çocuklar özür dilerim. Benim lavaboya gitmem gerekiyor.’’
‘’Gel birlikte gidelim.’’ Selin’in bu teklifi hiç
beklemediğim anda geldi. Onunla daha fazla samimi olmak istiyordum tabi ama
bunca yaşanan olaydan sonra Mavi yerine ben utanıyordum ve yapabileceğim hiçbir
şey yoktu.
‘’Tamam, olur.’’
Selin’le birlikte binaya girip tuvaletlerin olduğu kata
çıktık. Selin makyajını tazeleyeceğini söyleyerek aynanın karşısına geçti bense
boş olan tuvaletlerden birine girdim. Duygusal bir insan değildim ama nedense
ağlamamak için zor duruyordum. Selin’e büyük haksızlık yaptığımı hissediyordum.
Mavi’nin yaptıklarını bilmek ve Selin’e söylememek ihanet ediyormuşum gibi
hissettiriyordu. Gözlerimden birer damla yaş düştü. Tuvalet kâğıdından bir
parça koparıp gözlerimi sildim ama gözümden akan yaşlar içimdeki olumsuzlukları
götürmemişti.
‘’Arzu bir şey mi oldu?’’
Selin burun çekişimi duymuş olmalıydı ki kapımı
tıklatıyordu. Ona söylemek için bir yalan bulmam gerekliydi. Direkt ‘Mavi seni
aldatıyor.’ diyemezdim. Zaten bunu desem de Selin bana inanmazdı. Mavi’ye çok
düşkündü. Bunun sebebini anlayamasam da ona karşı nazik olmaya çalışıyordum.
Bir kadın bir erkeğe ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabilmeliydi
bana kalırsa. Gerçi Selin bu konuda ne düşünüyordu bunu bilmiyordum. O da üniversite
okuyordu ama ileri de çalışıp kendi ayakları üzerinde mi duracaktı yoksa bir
erkeğe bağlı mı kalacaktı bunu bilmiyordum. En iyisi çaktırmadan bunun hakkında
bilgi almaktı.
Kapıyı araladım ve karşımda Selin’i buldum. Kapının dibine
kadar girdiği için kapıyı açar açmaz burun buruna gelmiştik.
‘’Arzu neyin var?’’
‘’Sadece… Ne bileyim. Mavi ve seni öyle görünce nedense
hüzünlendim. Bende hayatımda birini istiyorum.’’
‘’Mercan var ya.’’
‘’Mercanla sevgili değiliz ama.’’
‘’Tamam. Biliyorum tek başına olmak zor ama ileride sende
birilerini bulacaksın bunun için ağlanmaz ki.’’
‘’Tamam, haklısın.’’ Yalandan gözlerimi sildim. ‘’Peki, siz
yani evlenecek misiniz?’’
‘’Gidişat o yönde.’’
‘’Sen kariyer yaparsın diye düşünmüştüm ben.’’
‘’Tabii ki de bir kadının kendi ayakları üzerinde durması
gerekiyor ama bu demek değil ki birini sevmeden ya da tek başına hayatımı
yaşamak istiyorum.’’
‘’Kariyer yapmak istiyorsun yani.’’
‘’Tabii ki de. Kendi istediğimi alabilmek, birilerinden
harçlık dilenmemek bir kadın için büyük özgürlük.’’
‘’Bu arada haklısın her iki konuda da. Bir kadın özgür
olmalı ama bu hayatında biri olmayacak anlamına gelmez. Bir de bunun için
ağlanmaz.’’
‘’O zaman gözyaşlarını sil de diğerlerinin yanına gidelim.’’
Selin’in dediği gibi yanaklarımdaki gözyaşı izlerini sildim
ve tuvaletten çıktık.
Diğerlerinin yanına gittiğimizde koyu bir sohbet dönüyordu
ama Yiğit bu sohbetten hoşlanmamış gibiydi. Mercan ise konuya çok fazla
katılmasa da Mavi’yi dinliyordu. Selinle birlikte diğerlerinin yanına gittik.
Ben ne konuştuklarını anlamak için bir ipucu aradım ama Mavi hemen konuyu
değiştirdi. En yakınımda Yiğit olduğu için Yiğit’e biraz yanaşarak ne konuştuklarını
sormaya çalıştım.
‘’Özür dilerim ama ne konuşuyordunuz?’’
‘’Bu seni ilgilendirmez. Bizim aramızda.’’ Yiğit’ten
beklediğim bir davranışla beni terslemişti ama Mercan hemen yanıma doğru
gelmeye başladı.
‘’Arzu biz biraz daha erkekleri ilgilendiren bazı konuları
konuştuk.’’ Mercan’ın bana yaptığı açıklamadan bir şey anlamamıştım ama en
azından Yiğit gibi beni terslememişti.
‘’Teşekkür ederim Mercan.’’
Selin’in bana dediği ‘Mercan senden hoşlanıyor’ yorumundan
sonra Mercan’a daha dikkatli bir şekilde yaklaşmaya çalışıyordum ve sanırım
Selin haklıydı. Mercan benden hoşlanıyordu ama ne ben ondan hoşlanıyordum ne de
biriyle birlikte olmak istiyordum. Bu konuda Selin’e biraz yalan söylemiş gibi
olmuştum.
Mercan’dan dikkatimi çekmek için Mavi’yi izlemeye başladım.
Çok fazla dikkat edersem benim de ondan hoşlandığımı düşünebilirdi. Bu yüzden
de nefret ettiğim ve Selin’e haksızlık ettiğini düşündüğüm kişiye odaklanmayı
tercih etmiştim gerçi Mavi’de ona karşı boş olmadığım hissine kapılabilirdi.
Gözlerimi Mavi’nin üstünden Yiğit’e çevirdim bu sefer. Yiğit Mavi’ye nefret
dolu bakışlar atıyordu. Nedenini bilmiyordum ama bu çocuğun sadece benden
nefret ettiğini düşünmüştüm demek ki haksızdım. Yiğit Mercan hariç herkesten
nefret ediyordu. Bu nefretin sadece bana karşı olmadığına sevinerek derin bir
nefes verdim. Bütün grup bir anda bana döndü.
‘’Bir şey yok. Sadece içim bunaldı biraz.’’
‘’Arzu biraz konuşabilir miyiz?’’ Yiğit benimle konuşmak
istiyordu. Nedenini merak ediyordum. Dönüp arkama baktığımda Mercan’ın dudak
bükmüş bize baktığını gördüm.
‘’Tabii ki de konuşabiliriz.’’ Yiğitle birlikte yavaş adımlarla
gruptan uzaklaşmaya başladık. Yiğit böyle biri değildi neden benimle yalnız
konuşmak istemişti acaba.
‘’Mavi’nin gerçek yüzünü biliyorsun değil mi?’’
‘’Bu ne demek şimdi?’’
‘’Her kıza sarkıntılık yaptığının farkındasın değil mi? Sen
de bir kadınsın illa ki sana da sarkıntılık yapmıştır.’’
‘’Kadın olduğumu fark ettiğin için sağ ol. Şey evet bana da
sarkıntılıkta bulundu.’’
‘’Bunu Selin’e söyleyecek misin?’’
‘’Daha o kadar iyi arkadaş değiliz ya bana inanmazsa. Hem
sen söylesen ne olur?’’
‘’Biz arkadaş değiliz ama siz arkadaşsınız.’’
‘’Şu an değil önce delil elde etmem gerekir. Sen bunu
nereden anladın? Hem kızlarla olan münasebetini hem de benim bunu bildiğimi?’’
‘’Siz yokken kızlar hakkında konuştu biraz. Onların bir
erkek olmadan yaşayamayacağını ima etti ve çoğu kızın onu istediğini söyledi.
Ve sen de Mavi’ye baktıktan sonra gözlerini devirişini gördüm.’’
‘’İyi bir gözlem yeteneğin var. Şimdi sana dediğim gibi bunu
söylemek için kanıtlara ihtiyacım var. Kanıtları topladıktan sonra Selin’e
söyleyeceğim. Artık geri dönelim yoksa herkes farklı bir şey algılayacak.’’
‘’Bence de geri dönelim seninle farklı bir çerçeve içine
girmek istemiyorum.’’ Yine gözlerimi devirerek bir cevap verdim.
Ders saatimiz geldiğinde Yiğit, Mercan ve ben sınıfa geçtik. Mercan yanında oturmamı istediğinde şaşırmamıştım ama Yiğit bundan pek memnun gözükmüyordu. Hâlbuki yaptığımız küçük sohbetten sonra biraz daha yakınlaştığımızı düşünmüştüm. Demek ki yanlış düşünmüşüm. Mercan kulağıma eğilerek Yiğit’le ne konuştuğumuzu sorunca ne diyeceğimi bilemedim ve Yiğit’in bana dediği gibi ‘bizim aramızda’ deyiverdim. Mercan bu duruma bozulmuş gözüküyordu ama ona Mavi’nin Selin’i aldattığını söyleyemezdim. İlk önceliğim kanıttı.
“olabildiğince” fazlasıyla” “tatlım” gibi ve hoşlantı kırıntısı kelimeleri biraz fazla geldi. Yanaklarımdaki gözyaşı yerinde direkt gözyaşlarımı sildim diyebilirsin ve evlenmek kısmı biraz acele geldi okulda oldukları için ilişki daha yavaş ilerlemeli ve araya eğlenceli,sevecen sahneler koyabilirsin ellerine sağlık
YanıtlaSilyorumların için teşekkür ederim
YanıtlaSil